Afyon Arkeoloji Müzesi


Konum:
Kurtuluş Caddesi No:96 
Merkez/Afyonkarahisar  


İletişim:
+90 272 215 11 91

Açılış Saatleri:
15 Nisan/2 Ekim
Açılış Saati   :08:00
Kapanış Saati:17:30


3 Ekim/14 Nisan 
Açılış Saati    :08:00
Kapanış Saati:17:00


Pazartesi Günleri Kapalıdır.


Giriş Ücreti:
 5TL 

Web Sitesi: https://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/afyonkarahisar-arkeoloji-muzesi



Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan tarih araştırmaları ışığında, önce Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti, daha sonra Halkevi çalışmaları bünyesinde bir müze oluşturma ve İl tarihi yazma girişimleri olarak 1928 yılında çalışmalar başlamıştır. Süleyman Hilmi (Gönçer) ve Oğuz (Günel) Beylerin öncülüğünde başlatılan bu çalışmalar sonucunda, boş olan Taş Medresede çeşitli yerlerden bulunan eserler, depolanmaya başlamıştır. Eserler çoğaldıkça müzeye dönüştürme düşüncesi ortaya çıkmış, bunun sonucunda 1931 yılında kurulan Müze Memurluğu, 1933 yılında Müdürlüğe dönüştürülmüştür. Süleyman Hilmi Bey’in üstlendiği bu görevler sonucu Müze, bölge müzesi konumuna yükselmiştir. Çevrede Bursa ve Konya Müzeleri dışında müze yoktur. Bu nedenle Süleyman Hilmi Bey, çevre illere de giderek zor koşullarda da olsa müzeciliğin yapılabileceğini göstermiştir. Uşak, Burdur, Isparta ve Aydın çevrelerinden arkeolojik, Aydın ve Kütahya çevrelerinden etnoğrafik eserler toplamıştır.
 

Türkiye arkeolojisinin ilk kazı yerlerinden biri olan Sandıklı Kusura höyük kazısı ve buluntuları ile, 1935 yılında dünyaya adını ilk duyuranlardan olan müzemiz, zaman içinde toplanan eserlerin çokluğu, büyük boyutlarda olması, tek veya grup eser bulundurması bakımından bu önemini daha da artırmıştır. 1964 yılında arkeolog Hasan Tahsin Uçankuş’un ilimize gelmesiyle, çağdaş ve bilimsel bir arkeoloji ve müzeloji çalışmaları başlatılmıştır. Bunun sonucunda arkeoloji ağırlıklı yeni müzeye gerek duyulmuş ve 1971 yılında bugünkü müze, Bölge Müzesi, Frigya Müzesi konumunda açılmıştır.
 
Daha sonraki yıllarda çevre illerde de müzeler açılmaya başlayınca bu konumu, il düzeyinde kalmıştır. Müzemiz, il düzeyinde kalmış olmasına rağmen, Türkiye’nin büyük müzeleri arasında bilinmekte ve uluslararası ilgi görmeye devam etmektedir. Çünkü Eski Tunç çağından günümüze kadar geçen 5000 yıllık bir süre içinde kesintisiz kültür ve inanç gelişimini sunabilmektedir. Bugünkü konumunda ilimiz, nasıl ki yolların kesişme noktası ise, 5000 yıllık süre içinde de aynı konumda olduğunu Müzemiz göstermektedir. Bulundurduğu kazı buluntuları, pişmiş toprak sanatının tarihi; mermer sanatının tarihi; dokuma, para, giyim, halı, kilim sanatının tarihi ile ölü gömme gelenekleri; tanrı ve tanrıça heykelcikleri; mimari parçalar; kap kacaklar; kesici ve öldürücü araçlar gibi koleksiyonlar müzenin önemini artırmaktadır. 
 
 Müzede kapalı sergi salonlarında Afyonkarahisar ve çevresinden bulunmuş olan arkeolojik eserler, kronolojik bir sıra esas alınarak sergilenmektedir. Bu salonlarda sergilenen eserlerle, Eski Tunç, Hitit, Frig, Lidya, Roma ve Bizans dönemlerine ait oldukça zengin bir koleksiyonlara sahip olunduğu görülmektedir.
 
Bu dönemlere ait pişmiş toprak, taş mermer, kemik, cam, metal kap kacak, heykel ve sikke gibi araç ve gereçler, yöremiz insanlarının, M.Ö. 3000’li yıllardan günümüze kadar yaşayışı, inancı, üretimi, ticareti hakkında bize oldukça önemli bilgiler vermektedir. Ayrıca, günümüzdeki önemi nedeniyle sanayi haline gelmiş mermer ticareti ve sanatı ile ilgili bilgi veren mermer heykeller, lahitler, mezar taşları ve mimari parçalar, müzenin önemini artırmaktadır.

Müzenin bahçesinde açık sergilemede ise genellikle Roma ve Bizans dönemi mezar stelleri, lahitler, küpler, heykeller, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait mezar taşları sergilenmekte ise de henüz Türk-İslam eserlerinin çoğu, kapalı sergi salonumuzun yetersizliği nedeniyle sergilenememektedir.




Bir yıl boyunca Müzekart+ ile müzemizi sınırsız ziyaret edebilirsiniz.

Detay